<< Geri Yazdır

Aşı Karşıtlığı

Anti-Vaccination

Hüseyin Haydar KUTLU1, Mustafa ALTINDİŞ2

1 Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Uşak, Türkiye

2 Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Sakarya, Türkiye

ÖZET

Milyonlarca kişinin ölümüne neden olan çiçek hastalığına karşı başlayan aşılama serüveni, 1700'lü yıllardan günümüze kadar büyük gelişme kaydetmiş, yaygın aşılama programları sayesinde pek çok hastalığın sıklığının, morbidite ve mortalitesinin dramatik şekilde düştüğü difteri, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kuduz, tetanoz gibi birçok hastalıkta görülmüştür. Aşı üretim teknolojisi de geçen iki yüzyıllık süre zarfında son derece ilerlemiştir. Dünya çapında her yıl bir milyar dozdan fazla ve çok büyük çoğunluğu tamamen sağlıklı kişilere uygulanan aşılar; tasarım, monitörizasyon ve uygunluk açısından günümüzün en sıkı tedbirler alınan ürünleri olmuştur. Aşılama kadar aşı karşıtlığı da eskidir. Aşı karşıtları kurdukları dernekler, çıkardıkları kitaplar, broşürler ve dergilerle aşıların zararlı olduğuna dair çeşitli argümanlar kullanmış, aşılama oranlarında ciddi düşüşlere neden olmuştur. Maalesef başarılı oldukları dönem ve coğrafyalarda insanlar ciddi salgınlarla karşılaşmıştır. Yirmi birinci yüzyılda da ilginç şekilde tarihtekilerle benzer aşı karşıtı söylemler kullanılmıştır. Aşılarla birlikte bazı bulaşıcı hastalıklar çok nadir görülmeye başlamış, bu durum aşıların gereksiz olduğu şeklinde aşı karşıtı bir söyleme zemin olarak kullanılmıştır. Aşı üreticilerinin inanılmaz kazançlar elde ettiği, bu durumun evrensel aşılama önerilerini yönlendirdiği ve aşı yan etkilerinin örtüldüğü yönünde spekülasyonlar yapılmıştır. Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşılarının kombine edilmesinin veya bazı aşılarda koruyucu olarak kullanılan etil-cıva içeren tiomersalin otizme neden olduğuna dair iddialar ortaya atılmıştır. Aşılar otoimmün hastalıklarla ilişkilendirilmiş ve aşılama programlarının durdurulması talep edilmiştir. Tüm bu iddialara yönelik yüzlerce çalışma yapılmış ve tıp otoritelerince aşıların hem gerekli hem de güvenli olduğu sonucuna ulaşılmış olsa da aşı karşıtları internet, sosyal medya gibi günümüz teknolojilerini de kullanarak söylemlerine devam etmiş, toplumların aşılama konusundaki güvenlerini etkilemişlerdir. Aşılama stratejilerinin başarısı, toplumların aşıların yararları ya da riskleri konusundaki algılarına ve aşılamaya duydukları güvene dayanmaktadır. Sağlık çalışanlarının aşılar ve aşı karşıtlığıyla ilgili yeterli bilgi ve donanıma sahip olması ve tereddütlü bir ebeveyne nasıl yaklaşacağını bilmesi, aşılama programlarının başarıya ulaşması için önemli bir basamaktır.

Anahtar Kelimeler: Aşı; Aşı karşıtlığı

SUMMARY

Anti-Vaccination

Hüseyin Haydar KUTLU1, Mustafa ALTINDİŞ2

1 Department of Medical Microbiology, Faculty of Medicine, University of Usak, Turkey

2 Department of Medical Microbiology, Faculty of Medicine, University of Sakarya, Sakarya, Turkey

Vaccination campaign against smallpox, causing the death of millions of people, has made great progress since the 1700s. The prevalence, morbidity and mortality rates of many diseases such as diphtheria, pertussis, measles, rubella, rabies and tetanus have dramatically decreased through widespread vaccination programs. Vaccine production technology has also advanced considerably over the past two centuries. One billion doses of vaccine are administered each year and the vast majority of it is administered to healthy individuals worldwide. The most stringent measures in terms of design, monitoring and compliance are taken to produce vaccines. Anti-vaccination movement is as old as vaccines themselves. Through organizations, books, leaflets and magazines, anti-vaccination activists disseminated their anti-vaccine arguments leading to serious reductions in vaccination rates. Unfortunately, in times and geographies where they were successful, people suffered from serious epidemics. Interestingly, anti-vaccination discourses similar to those in the past are still prevalent in the 21st century. Due to vaccination, some infectious diseases have become rare, which has led to the emergence of anti-vaccination arguments that claim that vaccines are unnecessary. There has been speculation that vaccine manufacturers have made a huge profit prompting them to control universal vaccination programs, and that side effects of vaccines have been covered up. Allegations have been made that the combination of measles-rubella-mumps vaccines or the use of thiomersal containing ethylmercury as a preservative in some vaccines causes autism. Vaccines have been associated with autoimmune diseases and termination of vaccination programs has been demanded. Although hundreds of studies have been conducted to debunk the allegations and medical authorities have concluded that vaccines are both necessary and safe, opponents of vaccination continue to use current technologies, such as the internet and social media, to influence people's reliance on vaccination. The success of vaccination strategies depends on people's perceptions of the benefits or risks of vaccines and on their reliance on vaccination. Another important step in the success of vaccination programs is providing health workers with adequate information on vaccines and anti-vaccination, and informing them how to approach parents who hesitate to vaccinate their children.

Key Words: Vaccine; Anti-vaccination

Geliş Tarihi/Received: 08/01/2018 - Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 15/03/2018

Yazışma Adresi/Address for Correspondence

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Haydar KUTLU

Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı,

Uşak-Türkiye

E-posta: huseyin.kutlu@usak.edu.tr

[ Tam metin ][ PDF ]
<< Geri Yazdır

 
Anasayfa  |  İletişim  |  Son Sayı
Tüm hakları 'ne aittir

Creative Commons Lisansı
FLORA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.